Evrim teorisi hayatın kökenini açıklayamaz

 

…..Hayatın kökenine dair araştırma yapan araştırmacılar primordiyal (ilkel) Dünya üzerinde prebiyotik moleküllerin üretimi için uygun herhangi bir yer belirleyememektedirler. Sorunlar üzerinde çalışan araştırmacılar amino asitlerde tek biçimli “ellilik” olayının, nükleotid ve şekerlerin herhangi bir sözde prebiyotik çorbada nasıl oluştuğuna açıklama getirememektedirler.
Jeolojik, jeokimyasal veriler ve fosil kayıtlarının hepsi naturalistik senaryolara imkansız sınırlamalar getiriyor. Hayat hızlı bir şekilde ve Dünya tarihinin erken bir döneminde—Dünyanın bunu mümkün kıldığı en erken dönemde—meydana gelmiştir. Dünyanın kökenine dair araştırma yapan bilim adamları hayatın ortaya çıkması için onlarca milyon yıldan daha fazla bir süreye sahip olmadığını kabul ediyorlar. Hayat aynı zamanda şaşırtıcı şekilde ağır koşullarda meydana geldi; öyle ki bu koşullar değil hayatın devam etmesine, oluşup ortaya çıkmasına bile izin vermezdi.
Dünyanın ilk hayatı kimyasal açıdan karmaşıktı…Bununla bağlantılı olarak araştırmacılar hayatın en minimal formunda hücre içerisinde uzamsal ve zamansal açıdan organize olmuş şaşılacak sayıda protein gerektirdiğini keşfettiler.
Tarih kendini tekrar ediyor gibi gözüküyor. İlk Darwinistler abiyogenezin [cansızdan canlı oluşumu] en eski versiyonundan nasıl vazgeçtilerse, bugünün biliminsanları da naturalist hayatın kökeni paradigmasının uzun zamandır el üstünde tutulan temellerinden vazgeçiyorlar.
Kaynak: Rana & Ross, Origins of Life [ Hayatın Kökenleri], s. 26-27

 

Ayrıca bakınız

Genetik Sürüklenme (Genetic Drift) iddiası neden geçersizdir?

Evrimi savunmak adına zaman zaman ortaya bazı terimler atılır.  Mantıklı olup olmadığına hatta bilimsel geçerliliği …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.