

|

| 39 / 2004-07-31 |
| |
|
|
Belgeselde manatların (tropiklerin Atlantik sahillerinde görülen ve bitki ile beslenen bir tür su memelisi) fillerle benzerlikleri ele alındı ve bunların ortak bir atadan evrimleştikleri öne sürüldü.
Ancak bu iddia bilimsel bir dayanağı olmayan, sadece evrimci ön yargılara dayalı bir spekülasyondan ibarettir.
Her iki canlı da evrimcilerce oluşturulan Afrotheria isimli üst takım içinde yer almaktadır. Bu üst takım, son yıllarda genetik analizlerin hız kazanmasıyla oluşturulmuştur. Yani National Geographic TV ekranında ortaya konan evrimsel akrabalık iddiası, bu iki canlının DNA verilerinin evrimci bir bakış açısından yorumlanmasından ibarettir.
Afrotheria, barındırdığı sözde evrimsel akrabalar açısından oldukça tuhaftır. Filler manatlarla bu takımın içindeki akrabalar olarak kabul edilmektedir, ancak manatın yaşam alanı ve şekli filden tamamen farklıdır. Filler karada, manatlar ise suda yaşar. Ayrıca anatomileri arasında —temel memeli dizaynı dışında— benzerlik yoktur. Bu takımda yer alan ve evrimcilerin her iki canlıya akrabaymış gibi gösterdiği bir diğer canlı da minik kır faresidir ki, bu canlı, oluşturulan Afrotheria takımının tuhaflığını daha da artıran bir rol oynamaktadır. Bu iddiaların ne kadar zorlama olduğu evrimciler arasında yaşanan tartışmalardan da açıkça anlaşılmaktadır.
Anatomik açıdan böylesine farklı canlıların aynı gruba dahil edilmesi karşısında, anatomist evrimciler de sessiz kalamamış, DNA ve moleküler benzerlikleri temel alan evrimcilerle, anatomik benzerlikleri temel alan evrimciler arasında şiddetli tartışmalar başgöstermiştir. Her iki grup evrimci araştırmacılar da birbirleriyle tamamen zıt görüşler savunmaktadırlar.("Shaking the Family Tree", Henry Gee, 1 Şubat 2001, http://www.nature.com/nsu/010201/010201-11.html )
Evrimcilerin çelişkili teorileri arasında sarsılan fil-manat akrabalığı iddiası, memelilerin fosil kaydına bakıldığında ise tamamen yok olup gitmektedir. Çünkü tüm memeli grupları fosil tabakalarında aniden ve kusursuz beden yapılarıyla ortaya çıkmışlardır. Bu da, manat ve fil gibi son derece farklı ortamlarda yaşayan canlılar arasında evrimcilerce iddia edilen akrabalık bağları düşünüldüğünde bulunması gereken çok sayıda geçiş formundan eser olmadığının, yani ikisi arasında evrimsel bağ hikayesinin gerçekdışı olduğunun bir belgesidir. |
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|