Alarm Çağrıları, Dilin Evrimi için Kanıt Değildir

Cnn.com sitesinde yayınlanan 27 Aralık 2006 tarihli bir haberde, iri maymunların kendi aralarında yırtıcılara karşı kullandıkları alarm çağrılarıyla ilgili evrimci bazı iddialara yer verildi. “Wah, wow, hoo! Ağaçta yaşayan maymunlar uyarı şarkıları söylüyor” başlığını taşıyan yazıya göre, İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi’nden Esther Clarke ile Klaus Zuberbuhler ve Almanya’daki Max Planck enstitüsünden Ulrich Reichard’ın da aralarında bulunduğu araştırmacı grubu, Tayland’daki Khao Yai Ulusal Park’ında bir grup gibonu incelemeye almıştı.

Menzili yarım mili bulan eşleşme çağrılarıyla tanınan bu gibonlara; kar leoparı, yılan kartalı ve piton yılanı gibi yırtıcıların modelleri gösterilmiş, bunları diğer bireylere nasıl haber verecekleri gözlemlenmişti. Gibonların tepki olarak çıkardıkları sesleri kayda alan araştırmacılar, kendilerine yaklaşan potansiyel tehlike karşısında “wah, wows ve hoo” gibi sesler çıkardıklarını, bunların diğer gibonlarca tekrarlanarak grubun öteki bireylerine aktarıldığını görmüşlerdi.

Araştırmacılardan Clarke çalışmayla ilgili olarak “Bu tip atıfta bulunan iletişim, insan dilinde olağandır ancak yaşayan en yakın akrabalarımız olan iri maymunlarda bunların varlığı tam olarak gösterilmiş değildir” şeklinde bir yorumda bulunarak söz konusu durumdan, insanla iri maymunların evrimsel akrabalar oldukları iddiasına dayanak sağlamaya çalışıyordu.

Alarm çağrıları ve dil farklıdır

Araştırmacıların insan dili ve maymunlardaki alarm çağrıları arasında kurmaya çalıştığı bağlantı, komplekslik seviyesi açısından geçersizdir. İnsan dili, birçok kurala dayalı dilbilgisi, sözdizimi ve gramer gibi unsurlara dayalıdır. Alarm çağrıları ise insanların kurduğu cümlelere benzemeyen basit seslerdir. Bu ikisi arasındaki fark, evrimci bir yayın olan Nature dergisinde yayımlanan bir makalede şöyle ifade edilmiştir:

Görünen odur ki, insan dili doğal dünyada özgündür. İnsana ait olmayan iletişim, alarm çağrıları ve tanımlama sinyalleri gibi basit mesajlarla kısıtlıdır ve bunlar kompleks yapı olmaktan uzaktırlar. Buna karşın, ortalama bir insan onbinlerce kelimelik lügatçeye erişebilir ve hassas bir yapısal kural setiyle yönlendirilen bir şekilde bunları potansiyel olarak sonsuz sayıda anlamlı cümle oluşturmada kullanabilir; bu cümleler sadece şimdiki zaman ve buraya atıfta bulunmakla kalmaz, aynı zamanda geçmiş gelecek ve soyut olana da atıfta bulunabilir… Buna karşın, yaşayan hiçbir primat birkaç basit sinyalden fazlasını öğrenemez ve bunları ancak basit şekillerde birleştirebilirler.

İnsan dili, evrimle açıklanamaz bir olgudur

Bizler konuşurken düşüncelerimizi dil sayesinde düzenli kalıplar ve karşı tarafın anlayacağı şekilde anlamlı ifadelerle aktarırız. Tüm bunlar son derece özelleşmiş kas hareketleri ve sözdizimi gerektirdiği halde biz bunları dikkate bile almayız. Biz sadece konuşmayı ‘dileriz’. 100’e yakın kasın uyumlu şekilde kasılıp gevşeyerek sesler, heceler ve kelimeler çıkarması ve özne, yüklem, zamir gibi ögelerin uygun sırada dizilmesiyle karşı tarafın anlayacağı cümleler ortaya çıkar.

İnsanın konuşma becerisi, evrim sürecinin hayali gereklilikleriyle veya hayali mekanizmalarıyla açıklanamayan son derece kompleks bir yetenektir. Evrimciler, uzun çalışmalarına rağmen, son derece kompleks bir yetenek olan konuşmanın, basit hayvansı iletişim şekillerinden evrimleştiği yönündeki iddialarına kanıt göstermede tamamen başarısız olmuşlardır. Pennsylvania Üniversitesi”nden David Premack”in, ‘İnsan dili, evrim teorisi için bir utançtır’  şeklindeki sözleri bu başarısızlığı net bir şekilde ortaya koymaktadır. (1)

Ünlü dilbilimci Derek Bickerton, evrimcilerin yaşadıkları ‘utancın’ sebeplerini şöyle özetlemiştir:

“Konuşma insan öncesi bir nesilden gelmiş olabilir mi? Hayır. Hayvan iletişimi yapılarına benzeşmekte midir? Hayır… Hiçbir maymun, yoğun eğitime rağmen, gramer kurallarının köklerine vakıf olamamıştır. Kelimeler nasıl ortaya çıktı, sözlerin dizilişi nasıl ortaya çıktı? Bu problemler konuşmanın evriminin kalbinde yatmaktadır.” (2)

Görüldüğü gibi, gibonların birbirlerini çeşitli alarm sesleriyle yırtıcılara karşı uyarması, insan dilinin ilkel bir aşaması olarak değerlendirilemez. Cnn.com’a, bilim haberlerini evrimci önyargılara dayalı bir filtreden geçirmeksizin, objektif olarak aktarmasını tavsiye ediyoruz.

NOT:
İri maymunlarla insanın akraba olduğu iddiasının geçersizliği hakkında bkz.
http://www.darwinizminsonu.com/insanin_kokeni.html


1. Swisher III, Roger Lewin, ‘Java Man’, Abacus, London, 2002, s. 205
2. Derek Bickerton, “Babel”s Cornerstone,” New Scientist, vol. 156, 4 Ekim  1997, s. 42

Ayrıca bakınız

PLOS One Dergisi de sonunda itiraf etti: “Lucy, insanın atası değildir, bir maymundur”

1974 yılında Afrika’da bulunan 3.2 milyon yıllık “Lucy” isimli fosil, yaklaşık 43 yıldır evrim propagandası …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir