Kenya’da Ele Geçirilen Kafatasıyla İlgili Yanılgılar

Birgün gazetesinin 5 Temmuz 2004 tarihli sayısında yayınlanan “İnsanın Ataları Hala Tartışılıyor” başlıklı haberde, Kenya”nın Olorgesailie bölgesinde ele geçirilen bir kafatası kemiği fosili haber verildi. Yazıda, Homo erectus “a dahil edilen bu kafatasının, hacim olarak normalden yüzde otuz oranında küçük olduğu bildiriliyor ve sözkonusu bulgunun insanın kökeni hakkındaki tartışmalara yeni bir boyut getirdiği belirtiliyordu. Kafatasının küçüklüğü karşısında bir kısım araştırmacılar bunun ayrı bir tür olabileceğini, diğerleri ise bu farklılığın normal karşılanması gerektiğini ve bunu ayrı bir tür olarak tanımlamanın gereksiz olduğunu savunuyorlardı.

Ancak Homo erectus”a atfedilen bu bulgunun, Birgün gazetesinde, insanın evrimi senaryolarıyla bağdaştırılması, sadece evrimci ön yargılara dayanmaktadır. Gerçekte sözkonusu bulgu evrim teorisine hiçbir bilimsel destek sağlamamaktadır. Homo erectus günümüz insanından ancak ırksal farklılıklarla (küçük kafatası hacmi, kalın kaş çıkıntıları gibi) ayrılan bir insan ırkıdır. Ne var ki evrimciler günümüzde birçok insan ırkında da görülebilen bu farklılıkları kendilerince yorumlamakta ve Homo erectus “tan suni bir kategori üretmektedirler.

Diğer yandan, evrimciler arasında bu bulguyu ayrı bir tür olarak tanımlayıp tanımlamama üzerindeki tartışmalar, fosiller üzerinde yapılan yorumların ön yargılara ne kadar açık olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu bulguda olduğu gibi, bazı fosil örneklerinin ortaya koyduğu küçük farklılıklar derhal araştırmacıları bölebilmekte ve bu farklılıkların ırksal seviyede mi yoksa türsel seviyede mi olduğuna dair tartışmalar başlatabilmektedir.

İnsanın hayali evrimi senaryolarına atfedilen bulgular gazetelerde evrimin kesin bir kanıtı gibi sunulmaktadır ancak perde arkasındaki durum çok daha karanlık bir tablo ortaya koymaktadır. Bizlere insanın maymunsu bir atadan evrimleştiğine dair bilimsel kanıt gibi sunulan bulgular, gerçekte evrimciler arasında sonu gelmeyen tartışmaların konusudur. Bu tartışmaların önemli bir bölümü de Birgün haberinde aktarılan şekilde, sınıflandırmayla ilgili tartışmalardır.

Örneğin “Solo kafatasları” ismi verilen fosiller, sınıflandırma tartışmalarındaki ön yargıları göstermesi açısından dikkat çekicidir. Bu fosillerin dahil edildiği kategori tam yedi defa değişikliğe uğramıştır. Yüz bölgesi eksik oniki kafatasından meydana gelen Solo kafataslarının ne olduğuna evrimcilerce bir karar verilememiş ve sonuçta kafatasları, kaplan(!), Neandertal Adamı ve en sonunda modern insan olarak tanımlanmıştır. 1 Bu da insanın hayali evrimi senaryosunu inceleyen antropolojinin güvenilirlikten ne kadar uzak olduğuna dair açık bir işaret oluşturmaktadır. Evrimci paleontolog Roger Lewin, bu kafataslarından örnek vererek antropoloji bilimindeki belirsizliğe şöyle dikkat çekmiştir:

Solo kafatasları şu isimlerle isimlendirilmişlerdir: Homo (Javanthropus) soloensis. Homo soloensis, Homo primigenius asiaticus, Homo neanderthalensis soloensis, Homo sapiens soloensis, Homo erectus erectus, Homo erectus , ve en son olarak Homo sapiens . Özellikle [söz konusu kafataslarıyla ilgili] bu durumda görüldüğü gibi, antropolojide hiçbir şeyin mutlak olmadığı çok açıktır… Antropolojide, bir insanın hangi hipotezi benimsediği, verileri yorumlamasını fazlasıyla etkilemektedir. Bu etki, belki de bilimin başka hiçbir dalında böylesine kuvvetli değildir . 2

Birgün gazetesinde haber verilen tartışmaların da bu çerçevede ele alınması doğru olur. Parçalanmış bir kafatası kemiğine bakan birisi kendi hipotezine göre hayal kurarken bir başkası bunu kendi hipotezine uydurmak için tamamen farklı bir yönde başka bir hayal kurabilir. Tek bir kemik parçası farklı farklı kategorilere dahil edilip farklı farklı isimler alabilir. Önemli olan nokta, bu bulgunun şu an için dahil edildiği Homo erectus kategorisindeki fosillerin, evrim teorisine hiçbir bilimsel kanıt oluşturmadığının bilinmesidir.

1.”Hominid theory stretches definition of human identity” http://www.trussel.com/prehist/news03.htm
2.Garniss H. Curtis, Carl C. Swisher III, Roger Lewin,  “Java Man”,  Abacus, London, 2002, p. 249

Ayrıca bakınız

Her sene tekrarlanan “Ara form Homo naledi” iddiası bu sefer kısa sürdü

Darwinistlerin klasik taktiklerinden biri eski fosilleri tekrar tekrar gündeme getirmek ve aynı fosille ilgili yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir